ÇAL GÜCÜ GAZETESİ

 Berkay Bilgisayar

ÇAL GÜCÜ GAZETESİ Ana Sayfa  Arşiv  Künye  Ziyaretçi Defteri


Menü
Ana sayfa
Arşiv
Editörler
Editörlere mesaj gönder
Yardım / İletişim (?!)
Reklam
Künye
Ziyaretçi defteri

Haber ara



[Detaylı arama]


Yeni 20 haber
Yeni Trafik Polisi Göz Açtırmıyor!
Mubarek Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun
Denizli'de Çete Kalmadı
Anayasa Tartışması Bitmeyecek!
Bayram için 'Üzüm Tozlu Fındık' Şekeri
Müsait Olunca Beni Severmisin?
Üniversiteliye müjde!
Ramazan Bayramı için ucuz şeker uyarısı
ÖSYM'de neler oluyor?
Bir sızma da açık öğretimde
BAYRAM MESAJI
'Kuru su' üretildi!
RAMAZAN BAYRAMI
ZAYİ
PAÜ Hastanesi'ne destek büyüyor
Ramazan’da bilinçsiz beslenme hastalıklara davetiye çıkarıyor
Meyve sebze ihracatında başarısız olduk
Kartlar bedava.. posta ücreti 25krş.
Personele özlük hakkı müjdesi
Pekdemir zincirine yeni halka

En çok okunan 20 haber
Çal Lisesi Yangın Tehlikesi Geçirdi
'Geleceğin Tarımı Organik Olacak'
Güvercinler birincilik için yarıştı
Çal Gücü gazetesi artık internette.
Sofralık Üzüm İşletmesi Çalışmaya Başladı.
İHRACATLIK ÜZÜM ÜZERİNE !
İlçemiz İçin Çalışanlar
Pamukkale'de 14 yıl önceye dönülüyor
Böyle bebek görülmedi
Belediye Şöforu Dövülerek Öldürüldü
Denizli'de akıl almaz kaza
Sazak İlköğretimokulu Durmak Bilmiyor
Eşinden Boşanmak İstemeyen Koca Köyü Ayağa kaldırdı
"Evlenmek istediğim eşi bulamıyorum" diyenlere müjde
Çallı’nın heykeli nihayet Çal’da
T.C. ÇAL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İKİ OKULUMUZ Eğitime Kazandırılacak
2 yaşındaki kız çocuğunu birahaneye bıraktılar
İlçemiz Emniyetinin Başarısı
Denizlispor’da milli sevinç

Reklam ver


Ziyaretçi sayısı
Online 3
Bugün 233
Toplam 429077

Editör giriş
 EVLENMENİN ÖLÇÜLERİ
Yuvamız yazı serisi

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.V) in içerisinde yaşadığı Asr-ı Saadette, müslümanların bütün işlerinde ve davranışlarındaki tek ölçü, Kur'an-ı Kerim'in ölçüsü olmuş, Kur'an hükümlerinin pratik hayatta tatbik edilmesini ise Peygamberimizin sözleri ve yaşayış şekilleri belirlemiştir.



Kur'anın, en ehil bir insanla (peygamberle) açıklanmasına (yaşanarak ve ifade edilerek), "Sünnet veya Hadis-i Şerifler" denmektedir.



Konumuz evlenme ve evlendirme olduğundan konumuzla ilgili ayet, hadis-i şerif ve bazı İslâm büyüklerinin sözlerini burada ele alarak Asr-ı Saadet hayatını tanıtmaya çalışacağım.



Nur suresi 32. ayette Allah (c.c); "İçinizden nikâhsız olanları (bekârları, dulları ve boşanmışları), köle ve cariyelerinizden ibadetli ve ahlaklı olanları evlendirin. Eğer onlar fakirlerse Allah onları lütfüyle zenginleştirir. Allah geniş lütuf sahibidir. Her şeyi çok iyi bilendir." buyurmaktadır.



"Nikâhlanın değil, nikâhlandırın…" buyrulan ayette, acaba bu görev kimedir diye araştıran âlimlerimiz bunun; iman sahibi bütün müminler, toplumu idare eden idareciler (devlet - hükümet yetkilileri, belediye başkanları) ile emri altında cariye ve köle olanlar ( işçi ve hizmetçilerini sürekli çalıştıranlar) olduğunu ifade etmişlerdir.



Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) ise bir hadis-i şeriflerinde; " Nikâh, benim sünnetimdir (emridir, uygulamamdır). Sünnetimle amel etmeyen (uygun yaşamayan) benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim." buyurmuştur. (MK Ummal 6/341-İ.Mace 1846)



Bu konu ile ilgili iki hadis-i şerif daha kaydetmek gerekirse;



"Kim evlenirse, dinin yarısını elde etmiş olur. Diğer yarısı için de Allah'tan korksun"



"Evlinin iki rekât namazı, bekârın yetmiş rekât namazından efdâldir (kıymetlidir)."



BEKÂRIN ŞER'LİLİĞİ



Bir başka Hadis-i Şeriflerinde Peygamberimiz, evlenmeyerek bekâr (boşanmış veya dul) yaşayanlara yaptığı ikazında; "Sizin şer'lileriniz, bekârlarınızdır." buyurarak, hangi şartlar içerisinde ve hangi yaşlarda olunursa olunsun bekâr hayat sürmeyi "şer'li insan (kötü insan)" olarak göstermiş ve nikâhlanarak evlenmeye teşvik etmiştir.



Bir din düşününüz ki, bekâr yaşamayı "Şer" olarak göstersin de o dinin sahipleri bekâr kalabilsin! Veya hâlâ bir takım bilgisiz insanların kullandıkları "Bekârlık, sultanlıktır" sözünün arkasına sığınarak bekâr hayatı (!) yaşamaya devam etsin.



Sait Nursi hazretleri gibi bazı İslâm büyükleri bekâr kalmaları ve hiç evlenmemiş olmaları konusunda bizzat kendisi; "Hayatım, hapishanelerde, sürgünlerde geçti. Bu çileli hayatıma bir başkasını ortak etmek istemedim." demektedir. Bu sözün manası, yaşayışım düzgün bir seyir takip etseydi, ben de evlenirdim, demektir.



Evlenme ile ilgili daha birçok ayet ve hadis-i şerif sıralamak mümkündür.



RIZKINI EVLEN DE ARA



Bazı gençler iş aradıklarını ve kendilerine yardımcı olmamı söylerler. Ben, durumlarını öğrenebilmek maksadıyla sorduğum sorular içerisinde, evli olup olmadıklarını sorduğumda genellikle; " Nerde, hocam. İşimi bulayım, işimi yoluna koyayım. Ancak ondan sonra sıra evlenmeye gelsin" şeklinde cevaplar alırım.



O zaman kendilerine; İslam Devletinin ilk dört Halifesinden biri olan ve adaletiyle bütün çağlara örnek olan Hazreti Ömer'in; "Nikâhsız, rızk arayan kimseye şaşarım" diyerek, Nur suresinin; 'Eğer evlenenler fakirlerse, Allah onları fazl-u keremiyle zengin kılar" ayetini okuduğunu anlatırım.



Zamanımızda evlenme konusundaki toplumumuzun büyük sıkıntılarından birisi de eşleri vefat eden yaşlı dul erkeklerin yeniden evlenememeleridir. Hayatlarının bütün safhasını ailesine, çocuklarına, milletine ve memleketine harcamış bu biçare insanlar, hanımları vefat eder etmez büyük bir yalnızlığın içerisine düşmektedirler. 3 - 5 yıl hatta 12 yıl yapayalnız yaşamaya mahkûm olmuş, büromuza gelerek ağlayan ve kendisini bu yalnızlıktan kurtarmamı isteyen yaşlı damat adaylarımız olmuştur.



Toplumumuzda, maalesef yaşlı dul hanımlar, nikâh'ın mana ve ehemmiyetini bilmediklerinden evlenmemekte, böylece de yaşlı dul erkekler açıkta kalmaktadırlar.



DİYANETE YAZI



Bu zorluğu yenebilmek için 1999 ve 2000 yıllarındaki Ramazan aylarına girmeden birkaç hafta önce Diyanet İşleri Başkanlığına iki yazı ile müracaat ettim ve " Ramazan ayında bir Cuma günü ülkemizin bütün camilerinin vaaz veya hutbelerinde Nikâh'ın mana ve ehemmiyeti ele alınarak işlenmeli ve bilhassa yaşlı dul hanımlar evlenmeye teşvik edilmelidir" dedim. Ancak bunda muvaffak olamadığımı üzülerek görmekteyim.



NİKÂHSIZ ÖLMEYİN



Asr-ı Saadette, Sahabe'den (Peygamberimizin sohbetinde bulunmuş kimse) yaşlanmış ve taun (veba) hastalığına yakalınmış bir insan olan Muaz bin Cebel (r.a) ın hanımlarının ikisinin de üst üste ölmesi üzerine evlatlarına; " Beni nikâhlayın, beni nikâhlayın…" diye ısrarlı talepte bulunur.



Evlatları ise, " Babacığım, bu yaştan ve halden sonra niçin nikâhlanmak istiyorsun?" diye sorarlar. O zat, bizlerinde kulağına küpe olacak şu sözü söyler. "Evlatlarım, (öldükten sonra) Allah'ın huzuruna nikâhsız çıkmaya hayâ ediyorum."der. (İmam-ı Gazali İhyay-ı Ulumuddin c:2 shf 63)

24 Şubat 2010 - 16:18:19 - 197 günlük
Ekleyen editör:
huseyin aytekin

Okuyan: [95] Yorumlayan: [0] Kategori: [Güncel] [Yazdır]


Bu haber için henüz yorum yapılmamış veya yorum onaylanmamış.

[ Yorum yap ]
 


Muhammet Ali Akgel


Son yazı-yorumlar

   
 
 

 

  GAZETE MANŞETLERİ

 

 

 

                      BERKAY BİLGİSAYAR                       

 WEBMASTER: MUHAMMET ALİ AKGEL