ÇAL GÜCÜ GAZETESİ

 FOTO GÜNEŞ
0(258)751 31 87
ÇAL/DENİZLİ

ÇAL GÜCÜ GAZETESİ Ana Sayfa  Arşiv  Künye  Ziyaretçi Defteri


Menü
Ana sayfa
Arşiv
Editörler
Editörlere mesaj gönder
Yardım / İletişim (?!)
Reklam
Künye
Ziyaretçi defteri

Haber ara



[Detaylı arama]


Yeni 20 haber
Yeni Trafik Polisi Göz Açtırmıyor!
Mubarek Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun
Denizli'de Çete Kalmadı
Anayasa Tartışması Bitmeyecek!
Bayram için 'Üzüm Tozlu Fındık' Şekeri
Müsait Olunca Beni Severmisin?
Üniversiteliye müjde!
Ramazan Bayramı için ucuz şeker uyarısı
ÖSYM'de neler oluyor?
Bir sızma da açık öğretimde
BAYRAM MESAJI
'Kuru su' üretildi!
RAMAZAN BAYRAMI
ZAYİ
PAÜ Hastanesi'ne destek büyüyor
Ramazan’da bilinçsiz beslenme hastalıklara davetiye çıkarıyor
Meyve sebze ihracatında başarısız olduk
Kartlar bedava.. posta ücreti 25krş.
Personele özlük hakkı müjdesi
Pekdemir zincirine yeni halka

En çok okunan 20 haber
Çal Lisesi Yangın Tehlikesi Geçirdi
'Geleceğin Tarımı Organik Olacak'
Güvercinler birincilik için yarıştı
Çal Gücü gazetesi artık internette.
Sofralık Üzüm İşletmesi Çalışmaya Başladı.
İHRACATLIK ÜZÜM ÜZERİNE !
İlçemiz İçin Çalışanlar
Pamukkale'de 14 yıl önceye dönülüyor
Böyle bebek görülmedi
Belediye Şöforu Dövülerek Öldürüldü
Denizli'de akıl almaz kaza
Sazak İlköğretimokulu Durmak Bilmiyor
Eşinden Boşanmak İstemeyen Koca Köyü Ayağa kaldırdı
"Evlenmek istediğim eşi bulamıyorum" diyenlere müjde
Çallı’nın heykeli nihayet Çal’da
T.C. ÇAL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İKİ OKULUMUZ Eğitime Kazandırılacak
2 yaşındaki kız çocuğunu birahaneye bıraktılar
İlçemiz Emniyetinin Başarısı
Denizlispor’da milli sevinç

Reklam ver


Ziyaretçi sayısı
Online 3
Bugün 233
Toplam 429077

Editör giriş
 İSTİKLAL MARŞININ KABULÜ VE 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ
DİYANET KÖŞESİ CUMA HUTBESİ


Muhterem kardeşlerim


Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı'nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı'nı geçip İstanbul'u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı'nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız


Aziz Cemaat


Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir.


Aziz kardeşlerim


253.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Şairimiz M.Akif Ersoy Çanakkale'yi şöyle anlatır;



Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...


O, rükû olmasa, dünyaya eğilmez başlar,


Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,


Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor


Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,


Sana avucunu açmış duruyor Peygamber!



Peygamberimiz (AS) hadislerinde şehitleri övmüş ve şehit olmayı teşvik etmiştir. Bir gün savaşmak üzere peygamberimize gelen bir kimse: "Savaşayım mı? Yoksa iman mı edeyim?" diye sorduğunda, Peygamberimiz "Önce iman et, sonra savaş" demiştir. Bunun üzerine o kişi şahadet getirerek iman ettiğini ifade etmiş ve katıldığı o savaşta şehit olmuştur. Bu kimse için Peygamberimiz (as) "Az amel işledi, çok mükâfat kazandı." buyurmak suretiyle şehit olmanın insan için ne kadar değerli olduğunu, insana büyük bir mertebe kazandırdığını işaret etmişlerdir. Kur'an-ı Kerimde "Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşırsa ister ölsün ister galip gelsin. Biz ona büyük bir ödül vereceğiz." Buyurmaktadır.


Değerli Kardeşlerim


Bu galibiyetin ve bağımsızlığın sonunda Türkiye'de ilk defa bir milli marş yazılması teşebbüsü, 1920'de Genel Kurmay Başkanı tarafından yapıldı. Maarif Vekiline ordu adına teklif edildi.


Yarışmaya 724 parça şiir katıldı. Fakat hiçbirisi milli marş olmaya layık görülmedi. Böyle bir marşın ancak Mehmet Akif tarafından yazılabileceği ve para meselesinden dolayı yarışmaya katılmadığı da ağızlarda dolaşıyordu. Hasan Basri Bey, para meselesinin kaldırıldığını söyleyerek, Akif'in yarışmaya katılmasını sağladı. Mehmet Akif'in şiiriyle birlikte üç parça, orduya gönderilerek, asker üzerinde tesiri en fazla olan eserin tespit edilmesi istendi. Cevap olarak Mehmet Akif'in şiirinin beğenildiği bildirildi. Akif'in marşının oya sunulması kararlaştırıldı ve "Oy birliği ile kabul edildi." (12 Mart 1921) Marş teklif üzerine en son ayakta dinlendi. Kahraman orduya ithaf edilen marş, İstiklal marşı olarak kabul edildi. Akif "Onu milletime ve kahraman ordumuza hediye ettim. Zaten o milletin eseridir, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım" dedi



Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!


Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.


Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:


Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;


Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal!



27 Aralık 1936'da 63 yaşında iken İstanbul'da vefat eden Milli şairimiz Mehmet Akif'i ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.


Hutbemi Mehmet Akif'in bir temennisi ile bitiriyorum. "Allah bu Millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın."

10 Mart 2010 - 09:41:42 - 183 günlük
Ekleyen editör:
huseyin aytekin

Okuyan: [23] Yorumlayan: [0] Kategori: [Köşe Yazıları] [Yazdır]


Bu haber için henüz yorum yapılmamış veya yorum onaylanmamış.

[ Yorum yap ]
 


RELAX MASAJ EVİ
0(258)211 0783


Son yazı-yorumlar

   
 
 

 

  GAZETE MANŞETLERİ

 

 

 

                      BERKAY BİLGİSAYAR                       

 WEBMASTER: MUHAMMET ALİ AKGEL